Ana içeriğe atla

sevmek suçmuş

Sevmek suçtu onun doğduğu yerlerde.hele seven insan kadın cinsinden biriyse hepten suçtu.günahtı,yanlıştı hayatının hatasıydı.

Zeliş de düştü bu hataya.daha onaltısında akça pakça yüzü aşkla neşe buldu aşka sığındı.lisedeydi,okuyordu.belki çok umutlu değildi yaşamın ona sunacaklarından ve belki bu yüzden aşkla avutuverdi kendini, umudun dolduramadığı kalbinin diğer yarısını.

Sevdiği adam 25 yaşındaydı.büyüktü zelişten .hayatı daha çok görmüş, töreye , acılarına ve dindiremediklerine yakından şahit olmuştu.

Ve zeliş kaçtı sevdiği adama.oğlanın ailesi usulünce olsun deyip kızı istediler.başlık parası çıktı karşılarına.kimimizin o da para mı diyeceği kimimizin altından kalkamayacağı kadar bir miktar istendi kız karşılığında.20.000 lira.veremedi oğlanın ailesi,kızı baba evine geri yolladılar.O masumların masumu,o gencecik yaşında akça pakça güzel belki de biliyordu ölüm yurduna geri yollandığını.kaderine boynunu büküp gitti.

Bir akşam vakti ana babası evde yokken dış kapı yumruklandı.zeliş hissetmiş gibi açmak istemedi hiç.gelen kardeşiydi oysa.eli varmadı bir türlü kapı kilidini çevirmeye.uzun süre gitmesini bekledi.nafile gitmiyordu 15 yaşındaki erkek kardeşi.bekledi bekledi karşılıklı bağrışmalardan sonra eve aldı düşman gibi bakan öz kardeşini.

Elinde bıçak vardı.üzerine yürüdü bir hayvan saldırganlığında. savunmasız bir cana musallat olmuş canavar kadar acımasızdı.aklında olan tek fikirle namus belasına,töre adına sapladı bıçağını tam 21 kere.daha onbeşinde hapse giderken biri,diğeri karnında 3 haftalık bebesiyle verildi toprağa.hey canına yandığım düttürü dünyaL

Analarının yerine koydum kendimi dinlerken haberi.iki evlat.biri kız biri oğlan.tıpkı benim evlatlarım gibi.biri mezara biri kodese gittiğinde ,nasıl sızladı içi acaba.kolsuz kanatsız kaldığının,artık yaşamında anlamlı bulacağı hiçbir şey kalmadığının farkında mıydı.oğlunun yetiştirirken töre möre doğru işler değil oğlum aman ha ailemizden ocağımızdan uzak tut demiş miydi.kızına ahh benim inci tanesi kızım oku mesleğin al,yalana dolana kanma,işini bul eşini istemesenbile hemencecik buluverirsin karşında demiş miydi.bilemiyorum.

Suç kimde.gerçekten cehalette mi.yoksa bu bir toplum şizofrenisi mi.algıları ve eylemleri değiştirmek önce kadınların elinde mi,yoksa bu böyle gider deyip koyveren toplum psikolojisinde mi.

Ben dahi kendimi suçlu hissederken oturduğum yerden,elimden ne gelir diye düşünüp kendi sınırlarımda boğulurken bir cinayet daha işleniyor bir yerlerde.

kime neL
***
haberin ayrıntıları için buraya tıklayın.

Yorumlar

  1. öyle çok ki artık bu hikayelerden ne yapsak nasıl düzeltsek bazı şeyleri çaresiz kalıyoruz işte. eğitim işte işin başı da o nasıl çözülecek bilemedim.

    YanıtlaSil
  2. valla Sitare kaç mektep bitirildiği hiç önemli değil, o töre denen meret var ya...o bitiriyor insanları...oysa töre iyilik ve güzellikten beslenir ama biz onun da mokunu çıkarmışız işte...

    YanıtlaSil
  3. Ben okuyamıyor, dinleyemiyorum böylesi haberleri.. birşeye dokunamamak acıtıyor içimi.. Susuyorum sadece ve içim yanıyor!

    YanıtlaSil
  4. yazıyı yazdım ama içim nasıl cızladı anlatamam.kahrolsun böyle töreler:(

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

yaz şekerim ,ellerin dert görmesin:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Evlilikte Huzur:)

"Arkadaşları, yeni evli gence, bir çay sohbetinde: “Sen evleneli neredeyse bir sene oldu,  ama maşallah sizin evden çıt çıkmıyor, siz hiç tartışmaz mısınız?” diye sorarlar. “Hayır” diye cevaplar yeni evli genç ve ilave eder: “Akşam işten geldiğimde, kapı açılınca  hanıma şöyle bir bakarım. Eğer hanım, eteğinin ucunu belinde topladıysa bilirim ki hanımın  günü iyi geç ......memiş ve havası yerinde değil. Hiç ekmek, yemek sormadan usulca  mutfağa süzülür, aceleyle birkaç lokma atıştırır ve ortalıktan toz olurum. Olur ya bazen de  benim asabım bozuk olur. O zaman fesin püskülünü her zamankinin aksine soldan sarkıtırım.  O da bunu görür, asabi olduğumu anlar ve hiç sesini çıkarmaz, hemen yemeğimi, çayımı  hazır eder. Etrafımda pervane gibi döner. Bu nedenle biz hiç kavga etmeyiz.” Dinleyenlerden biri: “Peki birader, kapı açıldı, yenge eteğin ucunu belinde toplamış, sen de  fesin püskülünü soldan sarkıtmışsın. İki taraf da as...

Gökkuşağı:)

Hani çok sevinir ya insan.sevinci ve şaşkınlığı bir arada olanlarından.hani hiç ummadığı anda ,en tahmin etmedği bir sürpriz çıkıverir ya karşısına.tebessümün alası mutluluğun tarif edilmez tadıyla keyifle ve şaşkınlıkla "bunu anlatmam lazım,bunu herkesin duyması lazım" naralarıyla sarılır ya insan klavye başına:) o gün bugün işte bana.iyi ki blog yazıyorum iyi ki bir dolu blogçu arkadaş edinmişim dediğim zamanların zirvesindeyim.işte şu hatun beni benden alan bulutların üstüne çıkaran.adı Ayşen. bir vakit önce şöyle bir yazı yazdı hatun.içim gitti ne yalan söyleyeyim.bir kaç dolandım market filan yok bulamadım:(sonrasında unuttum gitti tabi. ah be ayşen .ben unuttum ama sen unutmamışsın ya.bir kaç gün önce "sana ufak bir şey yollamak istiyorum adresini yazar mısın" dediğinde aklımın ucundan bile geçmemişti.hatta şaka mı yapıyor acaba diye de düşünmedim de değil hani. sonrasında olan biten aşağıda .bir insanın uzaktan da olsa sevilebileceğini dahası de...

dönme dolap misali döner başım

2 sene önce daha mı zayıftım ne offsss bırrrr soğudu mu şimdi hava derken hooop güneşin patlak vermesi tam öğle üzeri.güzeeel. dönme dolap misali döner başım dönen başım değil asıl duygularım .yeter ki gün eksilmesin penceremden diyor ya şair o misal.lakin gelin görün ki benim penceremden amele eksilmiyor son 2 aydır:)tam şu anda beynimi mi yoksa duvarı mı deldiği belli olmayan matkap sesine rağmen azmettim anacığım içimi dökmem lazım. mantolama mı ne zıkkımsa o var dış cephede.iş yerimdeyim,odamda.sakin ve sükunete alışmış (sadece burada evde değil yanlış anlaşılmasın)bünyeye ağır geliyor emme yapacak zerre bir şey yok.bol sabır diliyorum kendime ve diğer bina arkadaşlarıma. ben bu sese tahammül edemezken üst katımdaki möhendiz arkadaşım "seninki bir şey mi, bana camdan kablo uzatıp -şunu bi prize taksan ablaaa -diyorlar her gün" demez mi.ses okey görüntü olmasın lötfen dedim iç sesimle:) manyağın manyağı şefimle iş hayatımın en çıkılmaz sokaklarını arşınlıy...