Ana içeriğe atla

bir adet şiir ;en sevdalısından



YİNE SEN
Oturdum da bu akşam,
Açtım sayfalarını birden
Dudaklarımdan düşmeyen adın,
Yüreğimde sitemle ahın.
Yapraklarında günahıyla sevabın,
Bu sevdanın.
Nasıl da geçiyor zaman
Bir bir yaşıyorum geçmişi ben
Bulutlar geçiyor, ay görünüyor usuldan
Bir yağmur boşalıyor gecenin kuytusundan
Seni yaşıyorum,
Seni taşıyorum şuramda, bir yarımda
Kırılıyor kolum kanadım
İçimde ince bir sızı,yüreğimden süzülen,
İçimde demlenen sevdanın
Her yerimde hayatın
Günahımla sevabım
Buğusunda gözbebeğin
Yaprağında çiçeğin
Toprağımda güneşim
Velhasıl ille de ille de sen, inadına beni çeken
Evet ya, işte söylüyorum,
Bendim acıyı içine yudum yudum çeken
İkimizin yerine gözyaşı döken
Sevincini paylaşan ben.
Gördüğüm zaman seni,
Ateşinde mum gibi eridim de eridim
Sevdim inadına sevdim
Olmadı böyle bir sevda
İnan bana inan yaşanmadı da.
Bak nasıl da geçiyor zaman
Ay geçiyor sevdamızın arasından
Ayrılmadan kapısından
Yarasından, gecenin yarısından
Ve sevdanın en karasından
Sesleniyorum..
Oturdum da bu akşam,
Açtım sayfalarını bir bir
Okudum ikimizi birden
Söylesene iki gözüm, aşkım susma,
Konuşsana, öylece durmasana
Uyku tutmadı bu akşam
Pervasızca açtım sayfalarını birden
Sahi bu aşkın,
Bu aşkın neresindeydin sen?
Yine sen, hep sen, ille de sen…
                                                            İ.Y. (13.01.2009)
ardından da bu şarkı dinlenir işte;

Yorumlar

  1. Sevgi ismine layık arkadaşım, adın gibi olmuş postun, şarkı ve header :)

    YanıtlaSil
  2. şekerim depreşmişsin yeni....bu arada mimin var..bloğumda seni bekliyor

    YanıtlaSil
  3. güzel bir paylaşım...

    YanıtlaSil
  4. valla aldı götürdü şarkı :)

    YanıtlaSil
  5. teşekkür ederim kızlar beğenmenize çok sevindim.

    YanıtlaSil
  6. bu ne şarkıymış ama...efkarlandırdı gece gece:))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

yaz şekerim ,ellerin dert görmesin:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bursa Helvası nam-ı diğer Süt Helvası

blog kardeşliği dedik sarım gülüm kuzu sarması olduk.oradan mim buradan soru yağmuru derken iş Porselen Demlik Çay SaatiEtkinliğiolayına katmışlar beni,bir çoğunuza olduğu gibi.halbüse ben kendi kendime bağıran böğüren bir anne blogçuyum.ne anlarım yeme içme tarifi vermekten.kasıldım netekim.karnıma ağrılar girdi.

malum ben Bursada yaşıyorum.bu şehrin tüm medyatik tatlarının ötesinde bir tat var ki ben en çok ona vurgunum.kestane şekeriymiş,şeftaliymiş gözümde ondan daha düşük seviyededir.bu tat bursa helvası olarak da anılan Süt Helvası.
malzemeler az,her evde bulunur cinsten.ilk bakışta kazandibi yahut yalancı tavuk göğsü yav bu desenize değil .hatta hiç ilgisi bile yok tadına bakınca.deneyin,bakın derim nacizane.
Malzemeler * 200 gram tereyağı(margarin kullanmayın ) * 2 su bardağı un * 6 su bardağı süt(1 paket 1 litrelik süt + 1 bardak süt daha) * 3 su bardağı şeker * 1 paket vanilya
* üzerine serpip süslemek için iri kıyılmış fındık


ben resimler üzerinden anlatma yoluna gideceğim.hem daha a…

2 kardeş arasındaki yaş farkı kaç olsa???

bu konu öyle böyle değil hepimizin derdi 
bu konu annelerin ortak derdi.

İKİ YILDAN AZ YAŞ FARKI OLANLAR 
Çocuk gelişimi  uzmanlarının genel kanısı 2 yaş ara sayesinde çocuklar, çoğunlukla, arkadaş gibi büyürler. Kavga ettiklerinde bile, yaş yakınlığının verdiği hissi kabuller sayesinde, dışarıda da birlikte hareket ederler; oyun arkadaşı olmanın güvenli bir kabulü vardır. 2 yaşından daha küçük çocuklar, minik kardeşlerini kıskanmaya meyilli değillerdir. bu yaşlardaki çocuklar aile içi dinamiklerden bi haberdirler desek doğru olur bu nedenle aile içindeki değişimi fark edemezler. Ayrıca birbirlerine yakın yaşlardaki çocukları eğlendirmek ve zapt etmek çok daha kolaydır. İki yıl içinde, iki tane çocuğa anne baba olmak, olumlu tarafından bakarsanız evliliğiniz için belki de iyi olabilir. Böylesi bir durum açıkçası yoğun bakım ve ilgi gerektirir. Tek çocuk söz konusu olduğunda, sıklıkla rastlanan ve gözlenen anne, bebeği ile meşgul olurken, babanın “nasıl olsa annesi değil mi halleder” mantığıyla bir kenara…

Biricik Gelinime Mektup

canım gelinim;
seni şimdiden özledim.ne kadar şanslısın ki böylesi çatlak,patlak ,yusyuvarlak bir kayınvalide sahibisin.umarım senle tanışıncaya kadar dairesel ölçülerimi keskinleştirmiş oldukça kemiksi bir yapıya kavuşmuş olurum.yok eğer hala üç iks larç bir hal görürsen bünyemde sakın yüzüme vurmayasın zira bu benim barışmaya çalışıp ta bir türlü uzlaşamadığım tek uyuz yanımdır.

umarım sarı saçlı ve kahverengi gözlüsündür.eğer değilsen en acilinden röfle yaptırmanı umuyorum.malumun üzere oğlum kendisi çiğ bir sarı oğlan olmasına rağmen saplantı derecesinde sarışın hastası.şükür ki yapay sarışınlığa da prim veriyor.es kaza sarışın olup da bir anda saçını kızıl mızıl yapayım demeyesin.kapının önüne konman an meselesidir.şahsen bu mealde kovulmanın eşiğine gelmiş bir ana olarak,bu sana naçizane bir dost uyarısıdır:)))

güzel gelinim;oğlumu sevip aşık olmak gibi bir gaflete düştüğünün farkındayım.ee napalım gönül bu tabi ota da mota da hesabı:)kaşına mı gözüne mi hayran kaldın bilemiyorum a…