Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

saçmalıyorum biliyorum

bugün ayşe ezgi hanfendinin son aşısı yapıldı.18 ayımız bitti böylece.sabah stresle kızı hazırla kendimi hazırla derken gayet saçma bir yere konuşlanmış sağlık ocağına vardık.iğne çile demek hep bizim literatürümüzde.ayşenin ölçme tartması bitince bir ağızdan bir bacaktan bünyesine dahil oldu aşılar.ağlamak tabi ki bonusumuz.ana olarak için yansa ne yanmasa ne.yok ben aşısız da korur kollar beslerim mi diyeceksin,marjinal tavır takınayım şunlara aşısız çocuk nasıl da adam edilir mi diyeceksin.ay yok o kadar güçlü değilim.iki ağladı sustu işte.

bana da abuk subuk sorular yönelttiler.sadece şahsıma mı denk geliyor anlamadım gitti.sana ne be hemşire hanım boyumdan kilomdan ,obez olma yolundaki dik ve gururlu duruşumdan.sen kıza bak,ben kendi yolumun yolcusuyum."yok "diyor "kilo vermeniz lazım,lütfen tatlı yemeyin,yerseniz de sütlü tatlı tüketin".oldu canım başka?diyemedim yüzüne.içimden gerildim gerim gerim.biliyorum boyla kilo arasındaki 10 birimlik farkın beni ...o…

kopan kayışı yerine taktım:)

mağdur mağdure bir halde genleşen sinir uçlarımı ve yönetimini ele alamadığım ruh dengemi bugün itibariyle ölçülebilir bir artışla dizginlemiş bulunmaktayım.vatana millete hayrolsun.
bir önceki uyuz postumda beni yalnız bırakmayan önce trt ye sonra ptt ye ve bilhassa blog dostlarıma derin hörmetlerimi sunar onca zahmete girip yorum yazan bacılarıma kafa daha iyiyken akıllı başlı cevaplar yazacağımın sözünü harbi harbi veririm.lötfen çemkirmeyiniz...
daldan dala denişik menişik bir şey yapıp hem kendimiz hem göz atanları tebessüme sevk ve gark etme amacından hareketle harareten aşağıdaki garip tuhaf şeyleri paylaştım.

linklere tıklayınız,resimleri seyreyleyiniz.ilk bir dakika içinde yüzünüzde güller açma gibi bir durum hasıl olmazsa şayet ekranın sağ üst köşesindeki çarpı işaretini acil çıkış olarak kullanınız.

şimdiden teşekkürler,saygılar,sevgiler,bacılar,kardeşler,kucakta bebeler,kundaktaki minikler,ler,ler,ler...

önce bir kaç resim  konsept öğrenci evleri:)



sabırla resimlere bakan ha…

mok gibiyim

gelince üst üste mi gelir bilmiyorum .ya da beni mi buluyor bunca tesadüf karmaşası.üzülmenin dibine girip sevincin zirvesine çıktığım son 10 günde iki ölüm iki doğum çelişkisiyle allak bullak olmuş vaziyetteyim.

kafam bir milyon kilo ağırlığında inanın yazarken.sabahtan beri ağlaya ağlaya gözlerim de başım da şişti.bir hafta öncesinde beklenen ama hiç istenmeyen sarsıcı bir ölüm haberi üzerine yine benzer bir ölüm haberini alınca bu sabah ben de sinir minir kalmadı .fişler prizler beynimde şalter attırdı adeta.

ikisi de yakın arkadaşlarımın anneleri.kızlarla aynı yaşlardayız.anneleriyse yaşça genç sayılırlar aslında.garip bir benzerlik hemen hemen aynı zamanlarda yaklaşık 8-10 aydır biri kolon diğeri meme kanseri olduklarıyla yüzleştiler.insan hiç konduramıyor tabi.biz uzaktan tanıyanlar bile "atlatırlar ya kemoterapi diye bir şey var" dedik.hikayeymiş.

ikisi de 4. evre denen son evrede öğrenmişler bu durumu.şaşırtıcı olan biri her daim mamografi çektiren ,diğeri karın ağrı…

Haydi Hop Hop Hooop:))


 valla ben suçsuzum hakim bey.bir kolumu oğlan tutuyor diğer kolumda ayşe var ee kaledeki hiç değişmedi zaten adını sen koy:))yok giremiyorum bloguma.önüm arkam sağım solum sobe.kadınız ya anneyiz ya yemek pişecek ağzıma düşecek ,kızın mızmızı oğlanın dırdırı çekilecek,gece 17 aylık dananın bir türlü düzene girmez iflah olmaz uyku düzeni tertip edilecek.üstüne az buçuk da olsa işe gidip gelinecek off offf.

yerde miyim gökte miyim ben nasıl bir alemdeyim şaşakaldığım zamanların en garip halindeyim.yine uzunca bir süre rapor izin vesaire sarmalından işe 3-5 günlük bir geri dönüş yapıp yine yeni yeniden ücretsiz izne ayrılmış bulunmaktayım.
"anacım zaten ne kadar çalıştın ki ?"
"ohh bir dönüm bostan yan gel yat osman"
"gözümüz yok da yani amma çok izin alıyon kızım sen yaa"
"devletimin memuru kenarımın dilberi sevsinler"
"of ya bi biz olamadık şu memur tipinden"
gibi bilimum sözlerinizi içsel sesle de söyleseniz bakın nasıl işittim.ben…

PARAN KADAR KADIN,PARAN KADAR ANNESİN!

Ülke gerçeklerinden upuzun söz edecek ,sizi boğum boğum sıkacak değilim.Bu mevzu irdelene irdelene bir arpa boyu yol almadığımız aşikar.Ya ne yapacağım?Dünyevi gerçeklerle kadınsal hallerimizi harmanlayıp parayla olan yakın münasebetimizin ayyuka çıkmış halini resmedeceğim.Bilgilerinize…
Biz kadınlar parasız varolamayan,”aman ne önemi var mühim olan insanlık” lafını asla gönülden telaffuz edemeyen çok cinsi latifleriz.Aşk evliliği yapma uğruna savaş verdiğimiz yıllarda aslolanın “iki çıplak bir hamama yaraşır” realitesi olduğunu 30’larımıza gelmeden anlar, kredi kartı limitleri oranınca bir adama gönülden ?!bağlanırız.Para erkeğin elinin kiridir artık.Hatun kişisine harcadıkça arınır,saflık yolunda önemli yollar kat eder böylece.
Toplum tüm dünya temelinde ele alınsa bile parayla kadının imtihanı bir türlü şaşmaz.Çirkin kurbağanın yakışıklı bir hamala dönüştüğünü hiç okudunuz mu?Veya kapı kapı aşık olduğu kızı arayan, elinde tek kalmış ayakkabıyla ona buna yalvaran prens hazretlerine ne…

oynak kızım benim:)

izleyiniz,dinleyiniz:)