Ana içeriğe atla

dünden beri bir garibim

indigo dergisinden
hayat adil değil.hiç hem de.evet biliyorum pek çok sebep var farklı oluşumuza.kimisi 1-0 önde başlıyorsa kimi de hiç başlamadan yenikse yaşadığına;   bizim göremediğimiz onlarca neden var aslında .

keşke bilebilseydim.niye bunca bunaltıcı mevzuyla baş etmek zorunda bırakıldığımı.keşke birileri "işte apaçık orada duruyor gerçek görmüyor musun" diyebilseydi.ama yok biliyorum sisler ardında kalan o perde ancak ölüm vaki olunca açılacak önümde.bense o güne dek ne lazımsa yaşamam gereken onu yaşayacağım.

korkuyorum .şükürden uzaklaşıyor bazen dilim.veryansın etmek, "ama neden ben"diye canhıraş ağlamak kolayıma  geliyor.çözümlerin kilili düğümlerine dalmak istemiyorum.her şeyi çözümsüz,çıkmaz bir sokak addediyorum.yoksa umudumu mu yitiriyorum?

birileri daha kolay yaşıyor hayatını.zorlanmak ,sıkışmak yok.bakakalıyorum izlerken.insanım yalanım yok.kıskanma,gıpta etme,iç geçirme ne ararsan var beni depreştiren.oysa gençliğin tozlu raflarından bugüne göz kırpan "umursamaz,muhalif,radikal kız"bu eşitsizliğe sadece gülüp geçerdi.

yaş almanın yaşlanmak olduğunu yeni yeni anlıyorum.ve yaşlanmış insanların bin bir türlü eleştiri insanı olup çıkmalarına artık şaşırmıyorum.yaşayamadıkları eksik güdük kalmış parçalı bulutlu hayatlarının öcünü ancak bu dil hoyratlığıyla aşabildiklerini görüyorum.yoksa bende mi bu yolda ilerliyorum.

ne kadar mantık yürütsem de gözümden akan ne akması adeta taşan göz yaşlarımı durdurmak ne mümkün.daha dün öylesine durduk yere biçareliğime,olamadıklarıma,eli kolu bağlı kalışıma hıçkırıklar karışmadı mı.ve sebep soran,teselliye çalışan can yoldaşıma"neden ağlıyorum bilmiyorum ama ben çok sıkıldım "demedim mi.

anneliğin gönlünce depresyona girmeyi bile ertelettiği,yaşın 35'e ermesine 26 gün kaldığı bir haleti ruhiyede ve üstüne üstlük hala kiralarda süründüğüm ,tam hayalimdeki yatak odası takımını almak için ev alacağım günü beklediğim gerçeğine ,sabah sabah dört dörtlük bir hayat süren iş arkadaşlarımdan birinin "o evden çıkıp daha iyi bir eve geçsene sen" serzenişine hiç mi hiç aldırmadan "hayat hoş gerisi boş" nasıl demeliyim inanın bilmiyorum.

kafam bozuk,içim boğuk.serseri mayın edasıyla bugün kim varsa kırabilirim sanırım.

oysa en güzel ayın ilk günüydü değil mi.yakışmadı bu yazı,yakışmadı sana sevgi:(

Yorumlar

  1. fotoğraf her şeyi anlatmış zaten :( sevgi bu nokta tıkandığımız ve elimizden birşey gelmeyen nokta, anlamadığımız "nası yaaa" dediğimiz nokta... benimle işe başlayanlar, aynı gelire sahip olduğumuz insanlar 2.evlerini alırken, ben de senin gibi hala kiralardayım :))) hala erteliyorum aynı şeyleri... ama muhtaç olmadan ay sonunu getirebiliyosak, çocuklarımız sağlıklı ve bizimleyse, ufacık lükslerimize bütçe ayırabiliyosak napalım be yaaa... "biz de mutsuz olalım behzat" demişti ya savcı "biz de çulsuz olalım sevgi ne var yani" diyorum sana :)))

    YanıtlaSil
  2. :(
    Günlerdir bir yazı var taslaklarımda duran.. iki satır: içim dolu, içim şiş diye başlamışım.. yazsam içimi dökeeğim ya da hiç dökmeyip yüzeyde kalacağım diye korkuyorum.. Yazamıyorum galiba bu sebepten..

    İki gün önce durudk yerde ağlıyordum.. bir an düşündüm neden diye.. bulamadım.. dediğin sebepleri ben de düşünyorum en son PMS gözün kör olsun, galiba sebep sensin dedim.. o da değilmiş..

    Neyse çok dağılır bu yorum.. Diyeceğim o ki.. aynı hissediyoruz şu sıra..

    Dün İlter'e dedim ki; eskiden çocuklarım için çok yaşayayım derdim, şimdi hiç de öyle hissetmiyorum. Hatta bilakis erken ölceğimi düşünüyorum dedim.. dondu kaldı.. Bazen içinden çıkamadığım kadar baskı olunca ölüm kurtuluş gibi geliyor ama kim bilir öte yanda ne halt yiyeceğiz:)

    Sustum!

    YanıtlaSil
  3. Canım,canını sıkanlar sadece maddi sebepler mi yoksa başka şeyler de var mı tam bilemiyorum tabii ama en kısa zamanda ferahlamanı diliyorum.İçsel,dışsal her yönden,inşallah.Sana gülmek,gülücüklü yazılar yazmak yakışıyor :)
    özlem

    YanıtlaSil
  4. oo baya bunalmış baya dolmuşsun sen.. ama yazmakla en iyisini yapmışsın.. birnevi boşaltma işlevi görmüştür bu yazı.. umarım rahatlamışsındır.. hepimiz zaman zaman belki de herzaman hayatımızdaki bişiylerin yanlış olduğunu değişmesi gerektiğini düşünürüz.. elimizde olmayan sebeplerden dolayı sadece düşünce de kalır... o yüzden hayat hoş gerisi boş demek en iyisi galiba..

    YanıtlaSil
  5. İçinde bulunduğun şu ruh halleri bir çok kişide mevcut buna inan..Bende aslında oldukça bozuk bir ruh halindeyken yani “terzi kendi söküğünü dikemez haldeyken” nasıl böyle sana akıl vermeye çalışıyorum bilmiyorum..yazın enteresan geldi belkide..bazı şeyleri oluruna bırakmak en iyisi..Mücadelene devam et..Olumlu bakmaya çalış hayata..

    sevgiler

    YanıtlaSil
  6. anne kalemi;o 2. evlerini alan grubu kafam hiç basmıyor.bütçe belli,giderler aşikarken sanırım her gün memleketten gelen bulgur ve peynirle yaşayan insanlar onlar.gerçi benim elim ekmek tutalı çok olmadı ama yaş itibariyle çoluk çocuğa karışmış insanlardan beklenen bekleniyor etrafça.bakalım zaman neler getirecek?

    deliş;depresyonun ayak sesleri bunlar.ben çok iyi tanıyorum bu sinsi hastalığı.aynı hallerdeyiz aynı buhranlardayız deliş.bir yerlerde birşeyleri yanlış yaptık ta onun acısını mı çekiyoruz bilmiyorum.
    en çok dayanamadığım şey yalnızlık ardından içimde sıkışıp kalan hayallerim.tam bir kısır döngü bizimki.annelik,eşlik,mevcut istikrarın aynı istikrarla sürmesi için dimdik ayakta olması gereken kadın.sen bana göre daha iyimser bir hatunsun.en azından mutluluğun dersini çıkarıyorsun ben onu dahi göremiyorum:(

    YanıtlaSil
  7. özlem;maddiyattan ziyade ağır gelen sözlerin altınd kalma ezikliği benimki.hani bir taşı bile yerinden oynatmadan dünyanın tüm lütuflarına mazhar olan kadınlar var ya ,onları duydukça hele ki eksik yanlarıma dokunmalarıyla içim darlanıyor:(bir yanım hala küçük bir kız çocuğu.o kadar çırpınıyor ki mutlu olmak için.ve o kadar kötü ki hayat:(

    adaşımm;birkaç gün sürsün bu depresif halim kendimi serbest kıldım.yoksa birikim yapıp manyakça bir patlamaya dönüşsün istemiyorum.aslında keyifli hatunum ben.hayat hoş demem için biraz zaman lazım bana.

    mütemadiyen;hoşgeldin.içimde tutmadan saldım duygularımı.beni anlayan ve genelde doğru anlayan en birinci yer blogum.sabaha göre şimdi daha iyiyim sanırım.

    YanıtlaSil
  8. Sevgiciğim küçük insanlar küçük şeylerle uğraşırken sen kendine kocaman bir dünya yaratmışsın ...Özgürsün o dünyada sana ait , boşver aldırma diğer isteklerine eninde sonunda evin olur hatta dünyanın en güzel yatak odasını alırsın içene ve ardından eşinle sevgi dolu geceler geçirirsin orada...Bunlar yapılır ama senin gibi özel bir dünyaya sahip olunamaz.O kadın da bunun farkında dır , nerden vurup seni üzeceğini düşünüyordur...
    Sen yine şanslısın tatlım dilediğin zaman taşınıp geniş bir eve çıkabilirsin.Ben bir tımarhaneye tıkılmışım çırpındıkça batıyorum.Ancak şehir değiştirirsem kurtulurum eşimin ailesiyle yaşadığım binadan...Ev mal mülk olacağına özgürlüğün olsun , belkid e mutluluk özgürlüktür...

    YanıtlaSil
  9. ilknur;belki kafamda büyütüyorum belki minnacık bir sebep buldum üzüntüme.gönül işte ne vakit şen olacağını ne vakit karalar bağlayacağını bilemiyor.kesinlikle haklısın aslında.öyle sığ bir insan ki o lafı eden.hayatında hayran olduğu insnları saydığında hayretler etmiştim.ebru şallı ilk sıradaydı inanabiliyor musun.ama bir mühendis işte.hem de makam sahibi.öhüü öhüüü.
    sana da üzüldüm bacım ben şimdi.öff aynı bina hem de.yok ben ona hiç gelemem.çok cinsim bugün seni de kötü hissettirmeye başladım di mi.ay yok ben kaçarımmm.

    YanıtlaSil
  10. önceden yazıp bugüne programladığım yazıyı de çığrından çıktığım bir anda yazmıştım,tevafuk olmuş .beşeriz,dayanamıyoruz bazen .

    YanıtlaSil
  11. Öyle benzer ki hallerin:((
    Geçer diyeceğim evet geçer de nasıl?
    Offss can sıkmayım gideyim bari.

    YanıtlaSil
  12. oflayan oflayana noluyonuz leyyn:)sabah sabah miles away dinledim iyi oldum azcık.şiddetlen tavsiye olunur:)

    YanıtlaSil
  13. AMAN OLUR NEDEN OLMASIN..SIKMA KENDİNİ..BİRAZ CESARETLE TÜM HAYALLERE KAVUŞULUR..
    DEPRESYON MU?BOŞVER ONU SEN..ADAMI ÇOK SÜRÜNDÜRÜR..HAYALLER KUR, ADIM AT..GERSİ BOŞ..

    YanıtlaSil
  14. AMAN OLUR NEDEN OLMASIN..SIKMA KENDİNİ..BİRAZ CESARETLE TÜM HAYALLERE KAVUŞULUR..
    DEPRESYON MU?BOŞVER ONU SEN..ADAMI ÇOK SÜRÜNDÜRÜR..HAYALLER KUR, ADIM AT..GERSİ BOŞ..

    YanıtlaSil
  15. tuğba geç okudum kusura kalmayasın.yok bu ara iyiyim zaten bu yoğunlukta depresyona bile girecek vakit yok.bu iyi bir şey mi bilmem:))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

yaz şekerim ,ellerin dert görmesin:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bursa Helvası nam-ı diğer Süt Helvası

blog kardeşliği dedik sarım gülüm kuzu sarması olduk.oradan mim buradan soru yağmuru derken iş Porselen Demlik Çay SaatiEtkinliğiolayına katmışlar beni,bir çoğunuza olduğu gibi.halbüse ben kendi kendime bağıran böğüren bir anne blogçuyum.ne anlarım yeme içme tarifi vermekten.kasıldım netekim.karnıma ağrılar girdi.

malum ben Bursada yaşıyorum.bu şehrin tüm medyatik tatlarının ötesinde bir tat var ki ben en çok ona vurgunum.kestane şekeriymiş,şeftaliymiş gözümde ondan daha düşük seviyededir.bu tat bursa helvası olarak da anılan Süt Helvası.
malzemeler az,her evde bulunur cinsten.ilk bakışta kazandibi yahut yalancı tavuk göğsü yav bu desenize değil .hatta hiç ilgisi bile yok tadına bakınca.deneyin,bakın derim nacizane.
Malzemeler * 200 gram tereyağı(margarin kullanmayın ) * 2 su bardağı un * 6 su bardağı süt(1 paket 1 litrelik süt + 1 bardak süt daha) * 3 su bardağı şeker * 1 paket vanilya
* üzerine serpip süslemek için iri kıyılmış fındık


ben resimler üzerinden anlatma yoluna gideceğim.hem daha a…

2 kardeş arasındaki yaş farkı kaç olsa???

bu konu öyle böyle değil hepimizin derdi 
bu konu annelerin ortak derdi.

İKİ YILDAN AZ YAŞ FARKI OLANLAR 
Çocuk gelişimi  uzmanlarının genel kanısı 2 yaş ara sayesinde çocuklar, çoğunlukla, arkadaş gibi büyürler. Kavga ettiklerinde bile, yaş yakınlığının verdiği hissi kabuller sayesinde, dışarıda da birlikte hareket ederler; oyun arkadaşı olmanın güvenli bir kabulü vardır. 2 yaşından daha küçük çocuklar, minik kardeşlerini kıskanmaya meyilli değillerdir. bu yaşlardaki çocuklar aile içi dinamiklerden bi haberdirler desek doğru olur bu nedenle aile içindeki değişimi fark edemezler. Ayrıca birbirlerine yakın yaşlardaki çocukları eğlendirmek ve zapt etmek çok daha kolaydır. İki yıl içinde, iki tane çocuğa anne baba olmak, olumlu tarafından bakarsanız evliliğiniz için belki de iyi olabilir. Böylesi bir durum açıkçası yoğun bakım ve ilgi gerektirir. Tek çocuk söz konusu olduğunda, sıklıkla rastlanan ve gözlenen anne, bebeği ile meşgul olurken, babanın “nasıl olsa annesi değil mi halleder” mantığıyla bir kenara…

Biricik Gelinime Mektup

canım gelinim;
seni şimdiden özledim.ne kadar şanslısın ki böylesi çatlak,patlak ,yusyuvarlak bir kayınvalide sahibisin.umarım senle tanışıncaya kadar dairesel ölçülerimi keskinleştirmiş oldukça kemiksi bir yapıya kavuşmuş olurum.yok eğer hala üç iks larç bir hal görürsen bünyemde sakın yüzüme vurmayasın zira bu benim barışmaya çalışıp ta bir türlü uzlaşamadığım tek uyuz yanımdır.

umarım sarı saçlı ve kahverengi gözlüsündür.eğer değilsen en acilinden röfle yaptırmanı umuyorum.malumun üzere oğlum kendisi çiğ bir sarı oğlan olmasına rağmen saplantı derecesinde sarışın hastası.şükür ki yapay sarışınlığa da prim veriyor.es kaza sarışın olup da bir anda saçını kızıl mızıl yapayım demeyesin.kapının önüne konman an meselesidir.şahsen bu mealde kovulmanın eşiğine gelmiş bir ana olarak,bu sana naçizane bir dost uyarısıdır:)))

güzel gelinim;oğlumu sevip aşık olmak gibi bir gaflete düştüğünün farkındayım.ee napalım gönül bu tabi ota da mota da hesabı:)kaşına mı gözüne mi hayran kaldın bilemiyorum a…