Ana içeriğe atla

pirinç kavanozundaki cep telefonu:)

bu yazımı daha önce okuyanlar son paragrafı okusunlar sadece.eğer başlığım size çok alakasız geldiyse  yazımı tamamen okumanız gerekecek sanırım:))

Yorumlar

  1. Adaşımın telefonu nasıl kemirdiğini düşündüm bir an;öpesim geldi salyalı salyalı:))
    Telefonunun düzelmesine sevindim.
    Senin gibi bu durumu yaşayan çok insan var, o yüzden kızma kendine:)
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Sitarecim cok sekersin,cebinin basina gelenleri tek tek okudum zaten yazilarinin tamamini okuyan sadik bir izleyicinim ben,keyif veriyorsun,bayilirim matrak insanlara,böyle söylüyorum diye darilma sakin,gercekten hosuma gidiyor,takdir ediyorum ve benimde basima gelen,her normal insanin basina geldigi gibi ,iki kez suya düstü,esim hemen müdahale ettigi icin kurtarmistik,sac kurutma makinasi benim cep telefonumda ise yaramisti,ama bence her alet hassastir,ayridir,materyalleri farklidir,o yüzden seninkinde yanlis olabilir,nitekim sen zaten bunu denemissin!

    Ama ben inaniyorum bu pirinclerin seni kurtaracagina!

    Cep telefonlarina cok merakli olmadigimdan oldukca eski bir model kullaniyorum,ama cok ise yarar bisi,senin icinde dilegim en kisa sürede kendisine tekrar kavusman canim,sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  3. Sitare, kizin buyudugunde bu satilari okudugunda cok gulecek :)

    YanıtlaSil
  4. ezgi hocam;ben nasıl sevindim bilemezsin.ayrıca salyalı salyalı öpecek kadar şirin bulman kızımı taa böğrüme dokandı:)

    hayal meyal;haklısın anlaşılmıyor pek.düzelttim şimdi.

    terazi;sadık izleyicim benim.ben sizin için varım:)az zamazingosu olan cepler daha kolay kurtuluyor aslında.

    tazecik;dalga geçmesin de gülsün sadece.

    sedo;yettim bacım hemen geliyorum:)

    ballı;bir rehavet çöktü niyeyse.kardı kıştı ,okulllar tatildi.yazamadım ne bileyim.çok düşüncelisin aklına gelmem ne güzel.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

yaz şekerim ,ellerin dert görmesin:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gökkuşağı:)

Hani çok sevinir ya insan.sevinci ve şaşkınlığı bir arada olanlarından.hani hiç ummadığı anda ,en tahmin etmedği bir sürpriz çıkıverir ya karşısına.tebessümün alası mutluluğun tarif edilmez tadıyla keyifle ve şaşkınlıkla "bunu anlatmam lazım,bunu herkesin duyması lazım" naralarıyla sarılır ya insan klavye başına:) o gün bugün işte bana.iyi ki blog yazıyorum iyi ki bir dolu blogçu arkadaş edinmişim dediğim zamanların zirvesindeyim.işte şu hatun beni benden alan bulutların üstüne çıkaran.adı Ayşen. bir vakit önce şöyle bir yazı yazdı hatun.içim gitti ne yalan söyleyeyim.bir kaç dolandım market filan yok bulamadım:(sonrasında unuttum gitti tabi. ah be ayşen .ben unuttum ama sen unutmamışsın ya.bir kaç gün önce "sana ufak bir şey yollamak istiyorum adresini yazar mısın" dediğinde aklımın ucundan bile geçmemişti.hatta şaka mı yapıyor acaba diye de düşünmedim de değil hani. sonrasında olan biten aşağıda .bir insanın uzaktan da olsa sevilebileceğini dahası de...

Evlilikte Huzur:)

"Arkadaşları, yeni evli gence, bir çay sohbetinde: “Sen evleneli neredeyse bir sene oldu,  ama maşallah sizin evden çıt çıkmıyor, siz hiç tartışmaz mısınız?” diye sorarlar. “Hayır” diye cevaplar yeni evli genç ve ilave eder: “Akşam işten geldiğimde, kapı açılınca  hanıma şöyle bir bakarım. Eğer hanım, eteğinin ucunu belinde topladıysa bilirim ki hanımın  günü iyi geç ......memiş ve havası yerinde değil. Hiç ekmek, yemek sormadan usulca  mutfağa süzülür, aceleyle birkaç lokma atıştırır ve ortalıktan toz olurum. Olur ya bazen de  benim asabım bozuk olur. O zaman fesin püskülünü her zamankinin aksine soldan sarkıtırım.  O da bunu görür, asabi olduğumu anlar ve hiç sesini çıkarmaz, hemen yemeğimi, çayımı  hazır eder. Etrafımda pervane gibi döner. Bu nedenle biz hiç kavga etmeyiz.” Dinleyenlerden biri: “Peki birader, kapı açıldı, yenge eteğin ucunu belinde toplamış, sen de  fesin püskülünü soldan sarkıtmışsın. İki taraf da as...

ben diyorum ki...

12.12.12 uğurlu mu bereketli mi bilmem ona buna inanmam tek inandığım içimdeki enerji bok gibiysem allame olsa başıma çekemem bugün günlerden "hep aynı be bacım" sitare günlük telaşından bir yerlerini bile kaşıyamıyor gayrı ola ki çoluk çocuğa karışmamışsanız  darlanmadan kulak verin bana önce bi doyun hayata ha doyulmaz aslında  topraktır eni sonu gel gör ki insanız ya ,açız ya,yetmez ya hiçbir şey siz biraz yaşayın sıkıldım deme lüksünüz olur sonra geçin analık babalık rollerine caaaaart kabakağaat nasıl da ahkam keserim ama kzıım minnak kuşum hastaydı bronşiolit belası ne yattığımızı ne yediğimizi ne konuştuğumuzu bildik hayat zaten öğğğğ modunda gelirken bana karesini küpünü yaşadım desem yeridir şükür düzeldi  derken  besbeter oldu  en zor iş çocuğun hastalığıyla sınanmakmış ya sabır deyip duruyoruz karı koca sonumuz da hayrola er kişime bir tutkun bir düşman hallerim sürmekte pek tabi can çıkmayınca huy çıkmı...