30 Mart 2012 Cuma

ANNE OLMADAN ÖNCE KAFA YORMANIZ GEREKEN 10 ŞEY!!!


Ah  ah anne olmak ya da olmamak! Günümüz dünyasında asıl ve en acı sorunsal bu galiba. Gerisi detay sanki.İçine girmeden bilinmeyen,bir girdap gibi dalınca çıkılmayan, zaten tadına vardıkça çıkılmak istenmeyen gariplikler komedyası ; annelik yaşantısı!
Pek çok yerde duyduğunuz anneliğe ön hazırlık çalışmaları ve yığınla tavsiyeden farklı bir liste sunalım istedik.Üşenmedik ,erinmedik sizden önce biz kafa patlatıp 10 mühim mevzu bulduk.Buyurun okuyun;

Madde 1-Hazır mısın ? Öyle uzaktan elalemin yavrusunu sevip “kuzum seni yerim” nidaları yükseltmek kolay tabi. Kafan hazır mı ? Kendine güvenin geldi mi? Bir türlü karşılanmayan beklentilerin , kaygıların ,hüzünlerin  , artık  aman be,iş olacağına varır” noktasına taşıdı mı varlıklarını?

Madde 2;Sağlıklı mısın ? Çelik gibi bir vücut aramasak da yerden kaldırmakla  da uğraşmasınlar değil mi seni? “Ne var canım çocuk bakmakta “cümlesi kolayca dökülmesin dudaklarından. Bir de sen geç o annelerin yerine bakalım vücut direncin hangi seviyeye kadar  geçit verecek sana.

Madde 3;Seviyor seviliyor musun ? Safiyane bir aşk aramıyoruz elbette lakin sevmediğin bir adamdan çocuk sahibi olman ne kadar saçmaysa emin ol sevilmediğin halde o zat-ı muhteremden bebek edinmeye kalkman da o denli saçma.Ve unutma aşk çocukları her daim güzel olur ve pırıldayan gözlerle bakarlar dünyaya.

24 Mart 2012 Cumartesi

Bakın Ne Açılmış!

YEPYENİ GICIR GICIR BİR SİTE.VARLIĞINIZA İHTİYACI VAR ÇÜNKÜ YENİ DOĞMUŞ BİR BEBEK KADAR  YOLUN BAŞINDA.

KURUCUSU,YAPIMCISI,HAMMADDESİ,ANASI,HER BİR ŞEYİ BİZDEN BİRİ .KİM Mİ ?TIK TIK.

BURADA BEN DE OLACAĞIM.İSTERSENİZ SİZ DE OLABİLİRSİNİZ.YAZIN,YAZALIM,BERABER BÜYÜYELİM.

TEK TİP BAKIŞ AÇISINA DUR DEMEK İÇİN EL ELE VERELİM.SIRADAN,PROTOTİP ,TÜKETEN,SORGULAMAYAN,SAHİP OLDUĞU KÜLTÜRE YOZLAŞAN ANNELERİ DEĞİL BİZİ TEMSİL ETMEK İÇİN VARIZ.GELİN SİZ DE İÇİNİZİ DÖKÜN!

http://www.annelikhayatim.com/ 




20 Mart 2012 Salı

TAŞINIYORUM


nihayet ve nihayet koncamı işleye işleye bir dantel edasında ,şu kıl kaptığım her geçen gün kederden kedere düştüğüm evden TAŞINIYORUMMMMM:)

ev160 m2 desem ne dersiniz. gel gelelim yatak odası pek ufak.bir yatak bir gardırop sığsa ancak yani.o kadar büyük ev yaparsın da ne diye bir odasını kıç kadar yaparsın be adam diyesim geldi ama sustum:)

kuzey-güney cepheli,2 balkonlu,bir balkonu kocaman ve barbekülü,salon uludağ manzaralı,arka odalar önü açık ferahlığa bakar şekilde.üstelik evin hemen altında arka cephede çocuk parkı bile var.araba koymak için park yeri müsait,kombili,hilton banyolu.çift tuvalet ,parke,kartonpiyer,amerikan kapılar ve çelik kapı .çok mu saydım döktüm nedir.yok biraz daha anlatayım:)

salon 30 m2 vardır herhalde.gelin görün ki benim salona koyacak bir salon takımım ,konsolum ,adam gibi bir yemek masam yok henüz.eh o da taşındıktan sonra yine koncamı dantel dantel daha olmadı iğne oyası gibi işleyerek en içime sineninden hallolur diyeyim.
Tık Tık

mutfak pek ferah.ortaya koca bir masa konur.salon masası diye DOĞTAŞtan 5-6 sene önce aldığım ve bin milyon üçyetmişkez pişman olduğum bir ahşap masam var ,onu koyayım diyorum.niye pişman oldun derseniz,masayı alalı daha 2-3 ay olmuşken tam orta yerinde kabarma başladı.her geçen gün büyüdü büyüdü kabarcıklar halini aldı.çağırdık adamları bakın şuna ,olmazsa alın götürün başka verin dedik.olmaz hanfendi siz bu masaya su dökmüşsünüz dediler.nası ya dedim bu bir yemek masası değil mi kardeşim su da dökülür,hoşaf ta.hayır dediler örtü kullanmalıydınız.bunlar kaplama olduğu için ek yerleri zamanla kabarma yapar,sorun sizde:( ee dedik ne olacak şimdi?siz en iyisi bu kabaran yere sıcak ütü basın diyerek fikir beyan ettiler.ve sıkı durun eşim ben evde yokken bu fikri hayata geçirmiş:)sonuç mu;kabarmasını bırakın o kısım komple kabuk attı:)diyeceğim o ki siz siz olun DOĞTAŞ markasına güvenmeyin,hele masalarına hiç:)

gelelim asıl mevzuya ev diyordum güzel diyordum.bir dolu yeni eşya lazım olacak ,şimdiden oraya buraya bakıyorum.yeni yatak odası,hem kız hem oğlan artık aynı odada olacakları için bir büyük çocuk odası acil ihtiyaç oldu.bazaları,yatakları ve kendi yatak odası takımımı İSTİKBAL alayım diyorum.portmanto,çocukların dolapları vs.İKEAdan tamamlama niyetindeyim.
Tık tık
haaa unutmadan,evi satın alıyor filan değilim.kiraya gidiyorum yine.500tl den 600 tl ye geçiş yapacağız ama olsun değer.hem eşimin okulu çok çok yakınlaşmış olacak hem oğlanın gideceği yeni okul pencereden baktığımda görebileceğim mesafede.üstüne benim iş yerimin servisi bu kez kapımın önünden geçecek.ev ana caddede çünkü.

şimdiden heyecan sardı.dört gözle okulların kapanmasını ,8 haziranı bekliyoruz.en güzeli olsun hakkımızda.sevincim kursağımda kalmasın inşallah.bundan sonrası kendi evime taşınmak olsun hayırlısıyla.

16 Mart 2012 Cuma

sadece durun

galiba hepimizin durmaya ihtiyacı var.biraz sükunete biraz sadeliğe biraz yalnız biraz köhne biraz terk edilmiş gibi ve biraz da hiç doğmamış gibi olmaya ihtiyacımız.


zaman nasıl hızlı,zaman azgın nehirlerden bile korkunç hatta.neden aramaya,nasıl demeye,nerede durmaya cevapsız kalınan sorular.


bir dağ olmaya yanardağken lavlarını içinde tutmaya,çığ olmuşken kendi bendinden taşmamaya,bin katlı gökdelenken temeli tümden kazılıp da bir türlü yıkılmamaya uğraşırken aslında nasıl çaresiz nasıl güçsüz kalakalıyoruz değil mi?


eklediğim parça sessiz çığlığımıza gelsin.her kim nerede nasıl yapayalnız hissediyorsa kendini bununla bir parça da olsa dinginleşsin.bana iyi geldi en azından olur ya belki size de iyi gelir!


musmutlu hafta sonları hepimize...

13 Mart 2012 Salı

bu benimki evlilik değil


yorgun,uykusuz ve bilhassa huysuz biriyim son günlerde.defalarca hoş bir kaç yazı yazma hevesiyle otursam da şu klavye tepesine her defasında en mendebur halim çörekleniyor yüreğime.


işe başlama,kızı kreşe alıştırma sarmalında epey çuvallamış bulunmaktayım.sorunun tam tanımı bu sanırım.yaklaşık 2 yıldır işten uzak durunca insan ne eskisi gibi adapte olabiliyor ne verimli bir iş hatunu olabiliyormuş.gece uykuları düzensizliğin daniskası olan kızım sayesinde yarı zombi hallerde iş yapmaya çalışmak acınılası bir durum.5 dk. önce yazıp dosyasına koyduğum evrakı yarım gün boyunca arayıp bulamamak daha neyle açıklanabilir ki.


ben işe,kız kreşe,oğlan da okul saati gelene dek evde tek başına filmini çevirmeye başladı derken ve aslında bir şekilde kızımın kreş algısı beklediğimizin çok üstünde keyifli çıktı sanırken hooop hastalık=kreşli günler paradoksuna biz de yakalandık.ama ne yakalanma!son 6 haftamız öğürtü,böğürtü,ateş,ishal,öksürük Allah ne verdiyse şeklinde giden bir sarmaldayız.basit bir soğuk algınlığından bronşiolite oradan da orta kulak iltihabına dek uzandı yolumuz.


kader mi kısmet mi sabrımın yaradanca habire denenmesi mi çözemedim zira son 1 haftadır iki çocuğum da kusma refleksini peşi sıra, üstelik tam da halı ve koltuk izdüşüm koordinatlarına yaparak gidiyor.ağlama krizleri,sinir nöbetleriyle benim de gençliğim gidiyor.sürekli bir yerleri ovuyor ,siliyor ,havlu ,örtü,kilim ne varsa seriyoruz koncamla.


ayakta durmaya mecalim olmadığı gibi evin en basit işlerini bile yapmayı bıraktım.neredeyse yemek bile yapmıyorum.koncam bana destek olmaya çabaladıkça ,asılacak ve atılacak çamaşırlarla,boşalacak bulaşık makinesi girdabında pervane oldukça kilo verir bir hale geldi.kreşten gelir gelmez salya sümük yakama yapışan ufak bir melek,okuldan geldiğinde bin türlü nazını ve sazını bana geçirme derdine düşen oğlum bitkinliğimizin zirve yaptığı saatlere imza atar oldular.el ve ayaklarımın artık gerçekten uyuşmaya başladığını hissettiğim bu zor günlerin nasıl ve ne şekilde biteceğini artık hayal bile edemiyorum.


geçen akşam eşimin yüzüne uzun uzun bakarken tüm bu yaşadıklarımın neredeyse tamamını kendisinin de yaşadığını aklıma getirip ,"ne olduk biz böyle,ne haldeyiz.birbirimize ayıracak 10 dk .mız bile kalmadı farkında mısın,bu nasıl evlilik ,biz evli miyiz şimdi "deyiverdim.bunu derken gerçekten kime kızmam gerektiğini bile bilmiyordum.sadece içimin çok acıdığını hissedip sordum bunu.


iyi bir şeyler duymak ve belki kendimi özel hissetmek adına bilinçaltımdan çıkıp gelen bu soru grubuna muziplikte beni ezecek kabiliyete sahip koncamdan tam da şahsına münhasır cevap gecikmedi;"bu bizimki evlilik değil zaten,sözleşmeli birliktelik":)

5 Mart 2012 Pazartesi

EĞER


eğer siz de benim gibi ev dekore etme aşkıyla yanıp tutuşan lakin bunu hep hayallerinde yaşatan üstüne nette gezinirken rastladığı harika fikirlere hayran hayran bakan bir tipseniz buraya takılmalısınız.

eğer açık renk tonlarda ev döşeme fikrine çakılı kalıp ve bununla ilgili yığınca resim görmek isterseniz şuraya takılmalısınız.

eğer kafam kazan olsa da bir yığın öneri daha görmeliyim,belki ilham gelir bana da diyorsanız buna da bakmalısınız.

eğer çoluk çocuk kir pis leke derdi içinde boğulan yurdum kadınlarından olup leke tutmaz su geçirmez kanepe koltuk yüzü kaplatmak ve benim gibi "işte budur" demek isterseniz şuna da tıklamalısınız.

eğer bir ev için en ideal ev eşyası nedir derseniz burada bulabilirsiniz.

ve eğer benim ağzım beş karış açık kalarak izlediğim 3D ev simülasyonu videosuna ulaşasınız gelirse de şurayı tıklayarak muradınıza erebilirsiniz:)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...