25 Ekim 2011 Salı

Bak Deprem Ne Diyor

dır dır vır vır etme zamanı değil.bahane bulma,gözünün üstünde kaş var deme zamanıysa hiç değil.

ülkemiz kötü sarsıcı bir süreçten geçiyor.neye ağlayacağımızı gerçekten şaşırdık.

acıların çaprazlama olması bir şeyler anlatıyor görebiliyor musun?ırkçılıkla saldırganlıkla yola çıkanların cürüm kadar yer yaktığını aslolanın "millet" olduğunu bir kez daha ayırdedebildin mi?

çok ağladık çok bağırdık çok kızdık daha dün.ve o sinir buhranıyla gözümüz görmedi en canımızdan olanı aynı kefeye koyduğumuzu zalimlerle.bu kin bu öfke değil miydi istenen .oyun mu bu yoksa demek için geç kalmadın mı.

bak canının bağrı yerle bir olmuş.bak 14 günlük azra elden ele geçerken gözünden yaşlar patır patır dökülmüş.bak dün gülümseyen yunus bugün melek olmuş.için kanamadı mı duyunca.

bizi biz yapan bizi tek yürek yapan ta osmanlıdan bugüne 72 millet bir arada 7o milyon nüfusla aynı acıya sızlıyoruz görüyor musun.

düzenbazlar varsa düzen bozanlar varsa düzene dur diyemeyenlerden olduğunu bugün bir kez daha anla artık.annesin, anneyim ,anneyiz.sınır karakolunda vatanım için şehit düşen mehmetin annesiyim,askere evladını göndermemek için elinden gelen ne varsa yapan mehmetin annesiyim,isimsiz ezansız bir çukura atılan ölü bir mehmetin de annesiyim.

ve azranın da yunusun da...

açılımı elinize yüzünüze bulaştırmayın artık diyorum,açılımı diğerlerinin yüreklerini kanatan şovlara bürümeyin diyorum,açılımı iktidar hırsına alet etmeyin diyorum,açılımı destek yerine köstekle bulandırmayın diyorum.

içimdeki bin çeşit anne,sadece silah sussun istiyor.çünkü içimdeki pek çok anne siyasete aldırmıyor.çünkü içimdeki bir çok anne van'da enkazın altından gelecek kötü haberle yanıyor.

kimliği değil yuvası bugün derdi.taşın altında kalan hayatlarına ağlıyor.ve ağlıyorum ve ağlıyorsun.

çünkü ANNEYİZ değil mi?

*****
bir de şuraya http://vandepremi.com/
bunlar belki biraz daha iyi hissetirecek kendini sana.




7 Ekim 2011 Cuma

gecenin söylettikleri


sen düşünce aklıma
yıldızlar bir bir hayale dalıyor
gecelerin ağır yüküne inat
başım omzunda kalmak istiyor

sen değil misin sevgili
açan her çiçekte kokun sandığım
sen değil miydin yoksa
tarumar halimle öle yazdığım

şimdi nedir bu halimiz
bunca sevda tortusu
kalem kalem
yaşadığımız onca anı
aşkın ayrı ,gözlerin ayrı sitem

candan canımızdan
içimizden yarelendik bilirim
bilir de susar dilim
lakin durmayan bir yerdir
sana koşan
sana çağlayan yüreğim.

susmadı susmayacak
yolunda mübahtır tüm ağlayışlar
ne çok kırmışız oysa aşkı
beni affet nolur affet sevgilim

2 Ekim 2011 Pazar

romantik geyik


herkes uyuyor.pazar sabahının güzelliklerinden biri bu.kendimi dinlemek için bilgisayar başına geçen nadide kadın türevlerindenim:)yok böyle bir lezzet:)

gençliğimi düşünüyorum kaç gündür.yok yok güzel,zayıf olduğum halin ötesi düşlediğim.iki çocuğumun babası,evimin direği,koyu fenerli yurdum erkeği koncamla geçen tatlı mazi.

ufaktım epey ufak.18 yaşıma gireli bir kaç ay olmuştu.fakültede göz göze gelip başlayan yıllardır süren maraton bizimki.

romantizm insanı olmakla aynı oranda geyik insanı olmayı başarabilen kaç hatun var yeryüzünde bilemiyorum .kendimi özel mi saymalı yoksa "selamm ben uzaylı haspa" diye mi dolanmalı karar veremiyorum:)

pek tatlı macera dolu bir aşktan bu günlere geldiğimize hayret ederim bazen.çocuklara bakarım,gözlerimin yanlarında oluşan kaz ayaklarına şaşarım.hiç olmadık yere salya sümük ağlar, koncamın "ben de o günlerimizi çok özlüyorum"sözüyle allak bullak olur daha bir coşarım.size de olur mu,yoksa ben mi tuhafım.

anasını sattığım zaman durmuyor."şurada bi otur ,eğlen, biz bi koşu çoluğu çocuğu büyütüp yanına gelicez,Allah seni inandırsın,yaşanmamış ne varsa yaşama azmindeyiz, sen bi yerinde bekle zamane teyze "deme şansımız olsaydı keşke:)nerdeeeee.

yok arakadaş ya yok doyamadım ben gençliğimin acı-tatlı karışık baharat kıvamında hallerine.aşkla heyecanla hep bir yürek çırpıntısında geçen günlerine kanamadım.içimdeki çocuk büyümemekte direndiği gibi daha hırçın daha alıngan oluverdi yıllar içinde.aşkına doyamadım cancağızımın.şimdi bitmiş bir namenin kulakta kalmış bölük pörçük melodisiyiz sanki.çokça duyar hiç aldırış etmezdim oysa "çoluk çocuğa karışınca görürüm ben seni"dokundurmaları pek gerçekmiş.

baş başa tatile çıkmak,film karelerinden fırlamışcasına papatya dolu kırlara uzanmak,kollarımızı birbiri içinden geçirip düğün pastası yer gibi yemek yemek istiyorum ben:)nemrut mu olur süphan mı olur bir yerlere tırmanıp gün doğuşunu seyre dalmak,dönüş yolunda yuvarlanmak,aşağıya erken inen hesabı öder ceee demek istiyorum ben:)

anne-baba olma rolünün bunca zorlayıcı,insanı pes ettirici,kendinden vazgeçişleri emredici ve en çok da "neden evlendik ki biz,geberesiye aşkımızdan değil mi" dedirtici haller sunacağını hiç tahmin etmemiştim.yaşıyor ve öğreniyorsun nokta.

aşktan bunca terennüm etmiş yazımı nihayete erdirirken nihavent makamında olmasa da arabesk kıvamında ama oldukça veciz kamyon arkası bir kaç söz eklemek istiyorum:)kabul buyrunuz :)

aşıksan vur saza,şoförsen bas gaza:)
gönlünde yer yoksa güzelim;fark etmez ben ayakta da giderim:)
vitesi beşe,kafayı sana taktım:)))
dünya dikenli bir hayat,sevenlerde mi kabahat(aa bunu çok tuttum:)
ben böyle değildim,yaşarken oldum:)))

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...