26 Şubat 2011 Cumartesi

"Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez." Thomas Fuller

bu abuk subuk hastalığım beni terketmemekte ısrarlı.hani dünya döner sen dönersin öyle bir güzel haldeyim.çekilinn uleeeynn,var mı bana yan bakan:)

küçükken ilkokul sıralarıydı sanırım,bir garip oyun oynardık.3-5 kız kolkala girer "çekilin yoldan geliyor kaptan,önümüze gelene bir tekme" filan diye bağrışarak tüm bahçeyi dolanırdık.ne komikmişiz ya.

evdeki birkaç grip ilacını içip içmeme arasında gitgel yaparken ,yok artık dayanamıyorum dr a gidelim dedim.zaten ayşenin de kilo-boy takip vakti gelmişti.

kızım olsun diye pek bir meraklanmıştım ama kız milletinin elli tane süsü olduğunu unutmuşum.giydirirken üstünü çorabını ayrı, şapkasını ayrı, ayakkabısını ayrı giydiremiyorum.yok içim elvermiyor.oğlan küçükken bu kadar titizlendiğimi hatırlamıyorum.be kadın zaten son nefesini verdin vericen ,pembeyle sarı giydirsen ne olur.yok olmaz.manyaklar gibi uğraştım karman çorman dolabın içinde.son günlerde neredeyse hiç bir eşyayı şurdan alıp şuraya koyamadığım için ev cingan pazarının orta yeri görünümünde.

cuma öğleden sonraları eşim evde oluyor şükür.oğlan da okulda olunca tam düğün bayram bize.ne alaka di mi.çok alaka.alışveriş yapmaktan nefret eden bir oğlumuz var.onun için gezmek demek avmlerin oyuncakçıları yahut D&R ve türevlerinin olduğu mekanlar.hele de işi bittiyse aradığını bulduysa hadi eve gidelim,ben çok sıkıldımlara başlıyor.ahanda  bu yüzden 2. çocuğun kız olmasına şükretmişliğim bile vardır yani:)kızımı alırım,kolcağzıma takarım,nerede ne var çatlayana kadar bakarım ohhhhh.

dr a gitmekten konuyu nereye kadar sapıtmışım.şaşkınlığım hastalığımdandır .dr dediğim de aile hekimimiz.şu benim bir aralar bahsettiğim ,pek sevgili drcuğum.konuşmaya bayılır.karşısındaki hasta mı ,muhabbete iki çay içmeye mi uğramış farketmez.anlatır da anlatır.ama ben de mecal yok.o başladı yine.ağız sürekli binbir çeşit mimik yapmakta lakin ben anlamlarını beynime iletmek gibi bir gayret içinde değilim.duymuyorum.sadece kafa sallıyorum.gözleri hoş kadının.acaba kızının gözleri de senin gibi mi diyesim geliyor.tutuyorum kendimi.ayıp olacak şimdi.o derdini yanıyor bana.aile hekimliğinin zorluklarından başlayarak ,kızamık vakalarına kadar geldi.bir tek 21 kişide kızamıka rastlandığını ve son 10 yılda hiç kızamık vakası görülmemiş olduğunu söyleyince dikkat ettim anlattıklarına.meraklanacak bir şey yok ,biz zaten gerekli olursa muhakkak sizi telefonla arar ,çağırırız dedi.tamam dedim ne diyim:)

hastalığımı tarif etmeye çalıştım.kırık döküğüm,her yerim ağrıyor filan diyecektim,
/kemiklerin soyuluyor mu, dedi.
*hıı nasıl ??
/kemiklerin hani soyulur ya(iki elini çaprazlama omuzlarına götürmüş tırnaklarıyla soyar gibi bir şekil yaptı,o zaman dank etti kafama)
*hı hıı evet.(bizim köyde kemiklerim sızım sızım sızlıyor derler aloo,diyecektim.vazgeçtim.yazsın ilacımı gideyim bir 20 dk daha onu çekemem)
/ıyy çok kötüdür bilirim.bu havaların müzmin hastalığı zaten.halk keçi gribi filan diyor.aynen öyle aslında.domuz gribinden beter çıktı.
*eyvah!
/yok yok korkma.yazdığım ilaçları kullan geçer.
*peki.

öyle halsizim ki cümlelerim son derece kısa ve net.eşim bir gün itiraf etmişti.hastayken seni daha bir çok seviyorum diye.aa neden demişitm.çok masum oluyormuşum ve hep susuyormuşum.buyur burdan yak :))))

ben otuz saatte muayenemi ancak bitirmişken eşim aradı.alt katta kızın işini halletmiş bile.şirinem bugün itibariyle 9 aylık oldu.9 kilo olmuş,boyu da 70 cm miş.büyümüş danam.yerim yerimm.

ben yine uğrarım.bu gribin benden gideceği yok,onunla yaşamaya mı alışmalı ,yoksa bu yoğurdu sarmısaklayıp ta mı saklamalı bilemiyorum yani:)))

23 Şubat 2011 Çarşamba

hasta hasta çorbası bile yok tasta

ayy çok hastayım.yazacak milyon tane mevzum var ama benim halim yok.önce oğlan getirdi grip midir üşütme midir ne zıkkımsa.o atlattı sayılır şimdi ben dökülüyorum.ahhhh bir nane-limon yapanım olsa,ahhh bir tarhana pişirenim olsa.yetişin dostlaar.

acınaklı şarkılar koyasım var.halim de budur mecalim de.ben gider.kızı uyutmayı becerebilirsem ben de uyuyacağım.yoksa gebereceğim.bir terliyorum bir soğuyorum çünkü.


20 Şubat 2011 Pazar

pozuna kurban olurum senin

dün şekerparem bir pozlar verdi bir pozlar .büyüyor mu ne kuzum.post yapayım da genç kız olunca görsün cimcimeliğini dedim.önce ayaklar:)

devamı da burada:)


 selammm :))

burası balkon gibi yaa:)


ayy çok eğlenceli burasıı:))


sence de öyle değil mi anne:))


gözüm dalıyor anne ,yine mi misafir gelecek öff yaa:)



ışık nerden geliyor,o güneş mi anne:)


eveet güneşmiş:))

18 Şubat 2011 Cuma

2 gündür yoktum, siz nerelerdeydiniz

bu ne biçim başlık diyenlere duyrulur,özledim ya hiç bakamayınca.sanki evime uğramamışım,komşularımın hatrını sormamışım gibi hissettim.

2 gündür hummalı telaşlar içindeydim ben.misafirlerim gelecekti ve evi ..ok götürüyordu tabiri caizse.eşimin büyük yardımlarıyla-cam silme,yerleri köşe bucak süpürme gibi-üstesinden geldim.bugün öğlen hepsini ağırladım.iş yerinden olduğu için gelenlerin hepsi ancak öğle arasında 2 saat kadar kalabildiler.iyi ki gelmişler ,beni öyle motive ettiler ki sormayın.zayıflamışım,güzelleşmişim,yüzüme bir canlılık bir ışıltı gelmiş ,saçım harika olmuşmuş ayyyy.bu gazla marsa bile uçarım alimallah:)

saç demişken aa unuttum yazmayı kaldı öylece.röfle yaptırdım şekerler.çook güzel oldu.aman bu ne şımarık bir hatun diyenlerinize bittek şunu derim;aylardır bir evin içine kısılı kalmış zavallı ben artık saçlarımdaki beyazlardan kaçmak ve yüzümdeki o mutsuz ifadeyle karşılaşmamak için aynalara küsmüş,ağlak biri olmuştum.bir saç insanı bu kadar mı hayata döndürür.evet döndürüyormuş.

gelen hatunlara tıpkı tatesalın blogunda yazdığım gibi onun tarifini de yaptım.hasta oldular.hiç kalmadı.aklınla bin yaşa tatesal.seni takip etmenin daha bir ötesine çok yakın takibe geçtim bilesin.merak edenler şurayı tıklayıp o harika tada bakabilir hatta deneyebilirler.

hepinize güzel hafta sonları.öptüm şekerleeerr.

16 Şubat 2011 Çarşamba

bir mimdir iki mimdir üç mimdir loo:))

bursalı blogger birdy mimlemiş beni,çok şirinmiş sorular teşekkür ederim şekercim.

1.Gün içinde, eğer gerçekleşirse şok geçireceğin şey?
katıldığım bin milyon avm çekilişinden birisinin bana vurması ev yahut araba çıkması:)

2.Gördüğün zaman, eğer almazsam uyuyamam dediğin şey?
tamm bedenime uyan,göbeğimi,kol kalınlığımı ,göğüs ölçümü hiiçç belli etmeyecek bir siyah elbise

3.Uğruna diyetini bir kalemde bozduğun şey?
çaklıt:)

4.Uğurun var mı, uğurun?
uğur simgem yok,duaya sığınırım. 

5.Kendine en yakıştırdığın renk?
saçımda mı kesinlikle sarı,kıyafette pembe

6.En sevdiğin takın?
küpe ve yüzük severim.gümüş olmalı .

7.Takıntın?
düşündüm bulamadım.hi hooo obsesif değilmişim.ne güsell

8.Bavulum çoktan hazır, gitmek istediğim şehir, ülke?
istanbul.her zaman,her an sadece istanbula gitmek istiyorum:(

9.Ben bu şarkıyı duyunca şakırım?
çok var yaaa.hımm selami şahinden özledimm gelsinn

10.Solunda ne var?
oğlumun tırı:)

ben deee son 10 izleyicimi mimliyorum.bir değişiklik olsun bu sefer.isimler;

aa 11 olmuş.olsunn:)vakit bulur,yazarsanız çok hoşuma gider.sevgilerr...






8 Şubat 2011 Salı

yalnız anne çaresizliğin daniskasıdır

gıcık bir yazı olacak bu.ağlayan inleyen mızırdanan bir yazı.kendime zaman ayıramayışımın ,çoluk-çocuk üzerime üzerime gelmelerinin yazısı.


1 haftadır sinemaya gitme planı yapıyordum.tek başıma değil tabi nerede o lüks.oğlumu karmaşık mıdır sarmaşık mıdır işte ona götürme planı.evimizin direği,ocağımızı tüttüren insan yani koncam.şu gün olmaz bugün ,bugün olmaz şu gün diyerek erteletti durdu.sebep de ne.spora başladı kendileri.artık daha zinde olmalıymış,kendine bakmalıymış.iyice hamlamışmışşşş.beni fıtık edecek.zaten bel fıtığım var.daha neremi rezil edeyim bilmem ki.
"ee ya ben" dedim.
"nolmuş sana" dedi.
"asıl benim ihtiyacım yok mu" dedim
"yüzünü kıza çevirip o varken nasıl olacak hıımm"demez mi.
kıyameti kopartmakla,sükut etmek arasında epeyce bir nefs mücadelesi ettim.ve ben ki cadının önde gideni ,sustum,yutkundum,odadan çıktım gittim.
ertesi gün alnımın orta yerinde 2 salak sivilce bana gülümsüyordu.artı olarak 3 gündür dinmez şekilde başım ağrıyor,belimdeki fıtık fıtıklığını icra ediyor.


dün aldım oğlanı ,evin reisinin uygun gördüğü gün ve saate birebir uyarak karmakarışık filmine gittim.gitmeyenler için fikir olsun derseniz film hoş,eğlenceli hatta duygusal.dünya sinemalarında bir ilki başardım ve ben bir animasyon filmde ağladım.niyee??küçük bir kızın cadı tarafından kaçırılması konu edilmişti ve ben o salak sinemada bile evdeki kuzuyu düşünüyordum.


aaaayyyy haldır haldır gidilen ve dönülen bu filmden sonra gerçekten kendim için ne yaptım diyorum şimdi.oğlum için evet çok keyifliydi.ama bana yetmedi.çünkü benim için değildi bu ayrıcalıklı saatler.çünkü yalnız yapayalnız değildim.kafam rahat değildi.acaba bebiş uyudu mu acaba uyandı da ağlıyor mu .acaba acaba acaba.ne kadar kasıldıysam artık bugün gözlerimde ne kadar yaş varsa boşaldı .


yalnız olmuyor.yalnız çocuk büyütülmüyor.destek kuvvetler lazım.kaçamak yaparken ,şöyle bir 3-5 saat yokolduğunda seni huzurla bekleyecek büyükler,ablalar ,teyzeler lazım.tam zamanlı baba da olsa el altında onun sabrıyla onun anlayışıyla çok da fazla bir şey yapılmıyor.


velhasıl kafam patlıyor,çın çın çınlıyor .aha kız da durmuyor.bu çetin yolu sağlıkla aşmak istiyorum.bu gücü içimden çektiklerini hissediyorum çokça.dayanmalısın deyip duruyorum.yolum iki üç adımlık değil ki bir ömür.kendime sözler veriyorum.umut var umut var ,güzel sağlıkla ,mutlulukla büyüyecekler.ve ben çok daha keyifli zamanlar geçireceğim.tekrarlardan,rutinlerden ve görevlerden uzak.

kesinlikle inanıyorum.

6 Şubat 2011 Pazar

tüket tüket tüket; hayat bundan ibaret

sistem diyor ki;alın hep alın tüketin yiyin bitirin hatta bitirmenize gerek yok bitmeden de gidin alın gelin tüketin .her daim çark dönsün.çarkın işleyişi sizin sorgulamadan tüketiminize bağlı.gözünüzü kapatın ve vazifenizi yapın.anneyseniz önce çocuklar.en güzel en şirin en sağlıklı onlar olmalı.ay geçmeden kılığını kıyafetini yenileyin 3-5 yetmez 50 tane body alın .20 tane patik,marka kabanlar ,en gösterişli olanlar.cebinizde yoksa kredi kartınızı yoklayın.para dediğin nedir ki.hooop anında bankalar elinizin ucunda.

sistem diyor ki;
organik ürün tüketin.organik pamuktan giysiler,organik tarımdan yiyecekler temin edin.

uht süt içmeyin.içseniz de bir halta yaramaz.gidin bulun buluşturun ineğin cinsi hollanda olsun dikkat edin. taze süt alın.olmadı 1-2 günde bozulan sütlerden temin ediverin.arayın tarayın,cehennemin dibine de girse o sütleri satan marketi bulun.

market yoğurdu yemeyin.zıkkımın kökünü yiyin.oturun evde yapın.salak gibi gidip mayasını market yoğurdundan yapmayın.köy yoğurdu bulun.içine probiyotik katıştırın öyle mayalandırın.

beyaz ekmek yemeyin.içi darı,kepek ıvır zıvır katışık ne varsa dolu olan esmer ekmeklerden tüketin.evinize ekmek yapma aleti alıp uğraşın didinin.ekmek yapmayı öğrenin.hem ekmek niye yiyorsunuz ki.yemeyin boş verin.

domatesi seradan değil tarladan edinin.ya da uğraşmayın zaten üzerlerinde tarım ilacı var.yıkasanız da gitmez.siz salçayı seçin.amaaan dikkat organik tarımla mı üretilmiş okuyun inceleyin.ablak ablak market görevlisine danışmayın.cevabınız hep yanlış olacaktır.

çocuk maması almayın.gdolusu var gdosuzu var.siz anlayamazsınız.oturun evde yapın.meyve püresi için misal en organikinden muzunu,armudunu,elmasını edinin.sakın ha cam olmayan rendeden geçirmeyin.aman ha blenderda canım meyveleri katletmeyin.vitaminleri kaybolup gittikten sonra bebeğiniz 1 cm bile büyümez boşa heveslenmeyin.

sakın ola ki çoluğa çocuğa musluk suyu vermeyin.bunun asit yağmuru var,bunun yabancı maddelisi var değil mi ama.hazır su hiç mi hiç almayın.ne şartlar da nasıl doluyor haberin var mı senin.aptal olmayın.gidin saf su bulun,damıtın mamıtın bir şey yapın.

et mi aman uzak durun.kırmızı etin içinde bin çeşit bakteri kaynıyor haberiniz yok.at mı eşek mi menşei de cabası.kolestrol yapar,damar tıkar uzak durun.

köy tavuğu bulamadıktan sonra tavuk mavuk yemeyin.20 günde şişiveren piliçten hayır gelmez.ağzınıza koymayın.

balıkta civa var dikkat.erkenden çoluk çocuk öte tarafa göçmeyin.gidin açık deniz somonu yiyin.

anne sütü mü hımm bu da zararlı.içinde tarım ilacı bulundu.haberiniz yok mu yoksa:)kendi sütünüzle kendi yavrunuzu zehirlemeyin.en güzeli organik tarımla büyümüş afrikanın kırsalından bir süt annesi edinin.bebeğinizi ona emzirin:)

anasını sattığımın sistemi ne sunuyor peki bize.ayın sonunu ancak getirebileceğiniz bir maaş ve yanında ikramiye olarak asla içinden kaçıp kurtulamayacağınız büyükşehir telaşları.

tüm marketler sistemin tu kaka dediği benzer ürünleri satar ve pazarlarken,tüm medya bunları tüketmemiz yönünde reklam çığırtkanlığı yaparken diğer yanda "çokbilmiş sistemin savunucuları"çıkıp bunu alma şunu al derken zavallı yurdum annesi dımdızlak orta yerde kalmış düşünüyor.

ve diyor ki ben bu sistemin gelmişini de geçmişini de soyunu da sülalesini de...

3 Şubat 2011 Perşembe

bu aralar ev halimiz

tatil eğlenceli geçiyor üstelik genellikle evde olmamıza rağmen.oğluşum ilk başlarda çok hızlı okudu kitapları şimdi yavaşladı ancak 6. kitabını bitirebildi.olsun okusun da.biraz üzgündü kaç gündür.komşumuzun oğluyla bir türlü görüşemediler.nihayet dün bir araya geldiler.

biz çok şanslıyız binada 2 daireyiz.onların da bir oğlu var oğlumdan 1 yaş küçük.üstelik karı-koca ikisi de sınıf öğretmeni.dertsiz tasasız bir komşuculuk bizimkisi.bir gün bizimki yukarıda bir gün onlarınki aşağıda.

ayşe ezgimin düzeni bozuldu yine.abisi evde olunca ses-gürültü seviyesi max oldu çünkü.akşamları yatma saatimiz de ileri kayınca yine guguk kuşu gibi gece yarıları ötmeye başladı minik kızım.tatil bitince düzenimize döneriz umarım.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...